Anasayfa / Genel /  Kırgınlıklara açık mektup

 Kırgınlıklara açık mektup

KIRGINLIK VE KÜSKÜNLÜK ÜZERİNE

Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî der ki: “Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”
İnsanın kalbi, geçmişin yükünü taşıdıkça ağırlaşır. Kırgınlık dediğimiz şey aslında geçmişte takılı kalmış bir duygudur. Oysa hayat, affedebilenlerin omzunda hafifler.

Hacı Bektaş-ı Veli ise bize şu yolu gösterir: “İncinsen de incitme.”
Kırılmak insanidir ama kırmak bir tercihtir. Gönül erleri bilir ki, bir kalbi kazanmak bin ibadetten daha kıymetlidir. Çünkü gönül, Hakk’ın nazargâhıdır.

Şeyh Edebali’nin hikmetinde ise denge vardır: “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.”
İnsan ilişkilerinde kırgınlık büyüdükçe, aslında toplumsal bağlar da zedelenir. Küskünlük sadece iki kişi arasında kalmaz; birliğin, dirliğin ve kardeşliğin altını oyar.

İslam’da küskünlük üç gün ile sınırlandırılmıştır. Çünkü insan kalbi, kinle uzun süre yaşarsa kararır. Bugün varız, yarın yokuz… Yalan dünyanın içinde, geçici meseleler uğruna kalıcı gönül kırıklıkları bırakmak ne akla ne imana sığar.

Affetmek, karşı tarafı değil; önce insanın kendisini özgürleştirir. Barışmak ise sadece bir adım meselesidir—bazen bir selam, bazen bir mesaj, bazen de sessizce uzatılan bir el…

Son söz:
Kardeşim, gönül kırmak kolaydır ama onarmak zordur. Bizler bu dünyaya kırmaya değil, tamamlamaya geldik. Bugün fırsat varken, yarın pişman olmamak için…
Bir adım atmak, bazen en büyük erdemdir.

Hayatınızda kırgınlıklara son yaptığınız olumlu bir değişikliği anlatın.

Etiketlendi: