Anasayfa / Genel / 1971’DEN 2026’YA: BİR DAVA YOLCULUĞUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

1971’DEN 2026’YA: BİR DAVA YOLCULUĞUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ


1971’DEN 2026’YA: BİR DAVA YOLCULUĞUNUN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Lisansüstü Araştırmacı – Stratejik Analist

Cengiz Genç

www.genchaberler.com

www.genchaberler.tr

Bala Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanlığı’nın 15. Olağan Kongresi’nin yapılacağını öğrendiğimde, hafızam beni yarım asırdan fazla bir zaman öncesine götürdü.

Takvimler 1971 yılını gösteriyordu. Akademide ikinci sınıf öğrencisiydim. Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş Bey’in tensipleri ve verdiği salahiyetle Bala’da Milliyetçi Hareket Partisi’nin kuruluş çalışmalarını yürütme görevi şahsıma tevdi edilmişti.

Bugünün genç kuşaklarının hayal etmekte zorlanacağı yıllardı o yıllar…

İnsanlar bırakınız bir siyasi partinin kurucusu olmayı, Milliyetçi Hareket Partili olduğunu yüksek sesle ifade etmekten dahi çekiniyorlardı. Baskıların, korkuların ve sert toplumsal kutuplaşmaların yaşandığı bir dönemde, yedi dava arkadaşımla birlikte Bala’da bu kutlu ocağın temelini attık. O yedi ismi bir araya getirmek bile başlı başına bir cesaret ve inanç imtihanıydı.

Kuruluş günlerinde Bala İlçe Başkanlığı görevini Hasan Coşkun, İlçe Sekreterliği görevini Adem Çetintaş, Başkan Yardımcılığı görevini ise Mürsel Aktop üstlenmişti. Aradan geçen elli beş yıla rağmen bugün hayatta bulunan bu üç kıymetli dava arkadaşımın her biri hâlâ inandıkları davanın çizgisinde yürümeye devam etmektedir.

Yedi kurucu arkadaşımızdan Hakk’ın rahmetine kavuşanların hiçbiri de hayatlarının hiçbir döneminde başka bir siyasi adrese yönelmemiş, ömürlerini inandıkları değerlere sadakat içerisinde tamamlamışlardır. Bu durum, dava adamlığının sözle değil; ömür boyu taşınan bir vefa ve karakter meselesi olduğunu göstermektedir.

Aradan tam elli beş yıl geçti…

Bu hareket; ihtilaller gördü, kapatıldı, yeniden açıldı. Nice badirelerden geçti. Ben de bütün bu süreçlerin canlı şahidi oldum. 12 Eylül’ü yaşadım; tutuklandım, yargılandım, ağır imtihanlardan geçtim. Ancak bütün bunlara rağmen inandığım değerlerden, ülkülerimden ve siyasi aidiyetimden zerre kadar taviz vermedim.

Birlikte yola çıktığımız birçok insan farklı mecralara savruldu; kimi siyaseti bıraktı, kimi başka adreslere yöneldi. Fakat Bala’da bu partiyi kuran o ilk kadrodan hiç kimse başka bir siyasi partiye gitmedi. Kimileri bugün hayatta, kimileri ise Hakk’ın rahmetine kavuşmuş durumda… Ancak hepsi, aynı sadakatin ve aynı inancın temsilcileri olarak bu dünyadan göçüp gittiler.

Yüce Allah bana yıllar sonra bu harekette Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini de nasip etti. 1971 yılında Bala’da yedi arkadaşla atılan mütevazı bir adımın, ülke siyasetinin en üst karar mekanizmalarına kadar uzanması benim nazarımda makamdan çok; sadakatin, istikametin ve davaya bağlılığın bir nişanesi olmuştur.

Bu vesileyle rahmet ve minnetle anmak isterim ki; Bala’da teşkilatın büyümesinde ve kök salmasında büyük emeği bulunan merhum Salim Kozan ağabeyimiz, şahsiyetine duyduğum saygıyla daima hatırlayacağım kıymetli bir büyüğümüzdü. Partimizin Bala’da gelişip güçlenmesinde onun omuzlarında taşınan emek ve fedakârlığın önemli bir yeri vardır.

İhtilaller sonrasında yeniden yapılanma sürecinde ise Sayın Abdulkadir Kılıç’ın ilçe başkanlığı döneminde teşkilatımız önemli mesafeler kat etmiş, daha geniş kitlelere ulaşarak bugünlere gelmiştir. Bugün gerçekleştirilen 15. Olağan Kongre; kurucuların cesaretinin, rahmete kavuşmuş dava büyüklerimizin fedakârlığının ve görev yapmış bütün teşkilat mensuplarının ortak emeğinin bir neticesidir.

Bugün Bala Milliyetçi Hareket Partisi’nin 15. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirmesi, şahsım adına ayrı bir gurur vesilesidir. İlçe Başkanımız Sayın Bayram Özdemir’in nazik davetine rağmen Ankara dışında bulunmam sebebiyle bu anlamlı programa katılamıyor olmanın üzüntüsünü taşıyorum. Ancak gönlüm ve dualarım kongre salonundadır.

Özellikle ifade etmek isterim ki; Sayın Bayram Özdemir, genç yaşına rağmen çalışkanlığı, teşkilat disiplini, dava şuuru ve fedakârlığıyla dikkat çeken bir ilçe başkanıdır. Tırnağını dişine takarak, gece gündüz demeden Bala teşkilatını ayakta tutmak ve daha ileriye taşımak için büyük bir gayret göstermektedir. Teşkilatların gücü yalnızca geçmişten değil, böylesine samimi emek veren insanların varlığından beslenir. Kendisine ve yol arkadaşlarına teşekkür ediyor, çalışmalarında muvaffakiyetler diliyorum.

Aslında bu satırlar yalnızca şahsi bir hatıranın ifadesi değildir. Aynı zamanda Bala’nın yakın siyasi tarihine düşülmüş mütevazı bir nottur. Çünkü bazı davalar seçimden seçime hatırlanan siyasi tercihler değil; ömür boyu taşınan vefa emanetleridir.

Ben bu partide gençliğimi verdim; acıyı, sevinci, mücadeleyi ve kardeşliği yaşadım.

Bugün yetmiş altı yaşında geriye dönüp baktığımda gönül huzuruyla şunu söyleyebiliyorum:

“Ben bu davada doğdum; ömrüm vefa ettiği müddetçe bu davanın mensubu olarak yaşayacağım. Rabbim nasip ederse son nefesimi de bu inanç, sadakat ve vefa içerisinde vereceğim.”

İnsan ömrü fanidir…

Makamlar gelir geçer…

İsimler zamanla unutulabilir…

Fakat inançla verilen emek, gösterilen sadakat ve geride bırakılan vefa mirası nesiller boyunca yaşamaya devam eder.

Bu duygu ve düşüncelerle, Bala Milliyetçi Hareket Partisi 15. Olağan Kongresi’nin başta Bala’mıza, Ankara’mıza ve aziz milletimize hayırlar getirmesini diliyor; göreve seçilecek bütün dava arkadaşlarıma başarılar temenni ediyor, ebediyete irtihal etmiş bütün dava büyüklerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, hayatta olanlara sağlık, huzur ve uzun ömürler diliyorum.

Ne mutlu, ömrünün sonuna kadar inandığı değerlere sadakat gösterebilenlere…