DOĞANIN TANIDIĞI İNSAN: BALA’NIN RECEP ABİSİ VE BİR KÖYÜN ORTAK HAFIZASI genchaberler.com | genchaberler.tr


Lisansüstü Araştırmacı – Stratejik Analist Cengiz Genç

🟥 Giriş: Bir İnsanın Ardından Değil, Bir Hâlin Ardından
Ankara’nın Bala ilçesine bağlı Sırapınar Köyü’nde yaşayan ve bölge halkı tarafından “Recep Abi” olarak tanınan Recep Özekici’nin vefatı, yalnızca bir kişinin kaybı değil; aynı zamanda bir yaşam biçiminin, bir alışkanlığın ve bir toplumsal hafızanın yitimi olarak değerlendirilmektedir [1].
Günlerdir süren arama çalışmalarının ardından Recep Özekici’nin cansız bedeni, Büyükboyalık mevkii ile Devlet Üretme Çiftliği arasında, Tatar mevkii yakınlarında bir dere yatağında bulunmuştur [2].
⸻

🟥 1. Mesafeyi Anlamsızlaştıran Bir Yaşam
Recep Özekici’nin en dikkat çekici yönlerinden biri, Sırapınar ile Bala arasında yaklaşık 14 kilometrelik mesafeyi düzenli olarak yürüyerek kat etmesidir.
Bu yürüyüşler:
• Günün her saatinde
• Mevsim fark etmeksizin
• Çoğunlukla tek başına
gerçekleşmiştir [3].
Bu durum, yalnızca fiziksel dayanıklılıkla değil; alışkanlık, yön duygusu ve çevresel uyumla açıklanabilecek bir yaşam pratiğine işaret etmektedir.
⸻

🟥 2. Gönül Bağı Kurduğu İnsanlar
Recep Özekici, Bala merkezde herkesi ziyaret etmezdi.
Sadece belirli kişilere, belirli evlere giderdi.
Bu ziyaretler sırasında:
• Kapı çaldığı
• İçeri girip sohbet ettiği
• Harçlık aldığı
bilinmektedir. Ancak bu durum ekonomik bir ihtiyaçtan ziyade gönül bağı ve karşılıklı kabul çerçevesinde gerçekleşmiştir [4].
Yazarın kişisel gözlemine göre Recep Özekici, Bala’da bulunduğu dönemlerde kendi hanesine de uğramış, bu ziyaretler samimi ve alışılmış bir ilişki biçimine dönüşmüştür [4].
⸻
🟥 3. Doğa ile Çatışmayan Bir Varlık
Recep Özekici’nin sürülerin bulunduğu alanlarda, çoban köpekleri ve diğer hayvanlar arasında rahatlıkla dolaşabildiği ifade edilmektedir [5].
Bilimsel açıdan bu durum:
• Tekrarlayan hareket ve tanınma
• Sakin ve tehdit içermeyen davranış
• Bölgesel alışkanlık
ile açıklanabilir.
Ancak yerel halk bu durumu farklı ifade etmektedir:
👉 “O doğayla kavga etmezdi, doğa da ona dokunmazdı.”
⸻

🟥 4. Soğuk, Sıcak ve Şartların Ötesinde Bir Hayat
Recep Özekici’nin yıl boyunca benzer kıyafetler giydiği, kış aylarında dahi ağır şartlara rağmen yürümeye devam ettiği bilinmektedir [6].
• Kar
• Yağmur
• Dolu
• Dondurucu soğuk
onun hareketlerini durdurmamıştır.
Bu durum fizyolojik dayanıklılıkla açıklanabilse de, yerel halk arasında farklı bir anlam kazanmıştır:
👉 “Onun bir hâli vardı.”
⸻

🟥 5. İnanç, Menkıbe ve Toplumsal Kabul
Recep Özekici hakkında bölgede yaygın olarak dile getirilen bazı inanışlar bulunmaktadır:
• Dua ettiğinde karşılık bulduğu
• Ziyaret ettiği kişilerin işlerinin rast gittiği
• Gittiği yerlerde bereket oluştuğu
yönündeki anlatılar, onun zamanla menkıbeleşen bir figür hâline geldiğini göstermektedir [7].
Bu tür anlatılar, kırsal toplumlarda bireyin yalnızca sosyal değil, aynı zamanda sembolik bir değer kazanmasına işaret eder.
⸻
🟥 6. Arama Süreci ve Ortak Dayanışma
Recep Özekici’nin kaybolmasının ardından yürütülen arama çalışmalarına:
• Jandarma ekipleri
• Emniyet birimleri
• Muhtarlar
• Kır bekçileri
• Çobanlar ve gönüllü vatandaşlar
katılım sağlamıştır [8].
Bu süreç, kırsal dayanışmanın güçlü bir örneği olarak dikkat çekmiştir.
⸻
🟥 Sonuç: Bir İnsan mıydı, Bir Hâl miydi?
Recep Özekici’nin yaşamı, klasik tanımlarla sınırlandırılamayacak bir özellik taşımaktadır.
O:
• Kendi halinde yaşayan
• Kimseye zarar vermeyen
• Ama herkeste iz bırakan
bir figürdür.
Ve belki de en doğru ifade şudur:
“Recep Özekici, hayatı boyunca yürüyen bir insan değil; gönüller arasında dolaşan bir hâl olarak kalmıştır.”
⸻

🟥 KAYNAKÇA
[1] Sırapınar Köyü yerel tanıklıkları
[2] Bölge halkı ve ilk bulguya ilişkin saha bilgileri
[3] Sırapınar – Bala hattına ilişkin gözlemler
[4] Yazarın kişisel gözlemleri ve yerel beyanlar
[5] Çoban ve sürü sahiplerinin tanıklıkları
[6] Köy halkı gözlemleri (mevsimsel davranış)
[7] Yerel sözlü kültür ve menkıbe anlatımları
[8] Arama çalışmalarına katılan ekip ve gönüllü bilgileri



