Atatürk’ün dediği gibi: “Köylü milletin efendisidir.”                    Cengiz Genç – Araştırmacı Yazar

Atatürk’ün dediği gibi: “Köylü milletin efendisidir.”                    Cengiz Genç – Araştırmacı Yazar

Efendiliği, sadakati, samimiyeti ve toprağa bağlılığıyla köylü, bu davanın özüdür. Onun emeğini görmeyen, aslında davanın özünü göremez.

Makamın Gölgesinde Kaybolanlar ve Davanın Asıl Sınavı

Bir davanın omurgası, makam, mevki ve ganimetle değil; samimiyet, sadakat ve vefa ile ayakta durur. Tarih bize her defasında şunu öğretmiştir: Eğer davanın yolcuları okçular tepesini terk eder, ganimet için koşarsa; o an kazançlı gibi görünse de asıl zafer elden kaçar. Bugün de aynı imtihanla karşı karşıyayız.

Davanın yükünü çekenler

Bu memleketin en ücra köyünde sabahın ayazında toprağına bereket için traktör süren köylü kardeşim, aynı davanın yılmaz taşıyıcısıdır. Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” sözü, bugün hâlâ yol göstericidir. Elinde kalemiyle gecesini gündüzüne katan öğrenciler, evinde emeğiyle aile yükünü omuzlayan hanımefendiler, bürokraside hakkın ve adaletin temsilcisi olmaya çalışan dürüst idareciler… İşte onlar, makam ve mevki derdine düşmeden bu davanın sessiz kahramanlarıdır.

Makamın unutturduğu dostluklar

Ne var ki, bazı dava kardeşlerimiz, yıllar içinde geldikleri makamla birlikte hem eski dostlarını hem de dava şuurunu unuttular. Dün aynı sofrada ekmek bölüştüğümüz, aynı şarkıyı söylediğimiz kişiler, bugün yüksek duvarların ardında ulaşılmaz hâle geldiler. Bu kopuş, toplumu doğal olarak “seçkinler” ve “halk” diye ayırdı. Oysa dava, hiçbir zaman yalnızca bir zümrenin değil, milletin bütün fertlerinin omuzlarında yükselmiştir.

Uhud’un dersi ve bugünün gerçeği

Uhud Savaşı’nda okçular tepesini terk edenlerin düştüğü hata, aslında dünyevi menfaatin davaya tercih edilmesinin acı örneğidir. Tarih tekerrür ediyor: Bugün de makam ve mevki için bu tepe terk edildiğinde, davanın uzun vadeli yürüyüşü zarar görüyor. Çözüm bellidir: Kazanılan ganimet, makam ve mevki; davanın hizmetine sunulmalı, milletin ortak geleceği için kullanılmalıdır.

Sonuç: Davanın asıl sahipleri

Meydanlarda gürül gürül şarkılarımızın söylenmesi, sadece öncülerin gayretiyle değil; herkesin kendi imkânını, emeğini ve bilgisini bu davaya adamasıyla mümkündür. Ganimet değil, görev; mevki değil, samimiyet öne çıktığında dava yeniden gönüllerde yükselecektir.

✍️ Cengiz Genç – Araştırmacı Yazar