Türkiye’de İklim Kanunu ve Dijital Türk Lirası: Çifte Dönüşümün Gerekçeleri, Fırsatları ve Riskleri:final son söz
Araştırmacı-Yazar: Cengiz Genç
⸻
Giriş
2025 yılı Türkiye için iki tarihi kararın aynı anda alındığı bir dönemeçtir. İklim Kanunu (No. 7552) ile ulusal Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurularak karbon emisyonlarının fiyatlandırılması karara bağlanmış; hemen ardından Dijital Türk Lirası (CBDC) projesinin devreye alınacağı ilan edilmiştir [1]. Bu iki adım, birbirinden bağımsız gibi görünse de aslında aynı stratejik çerçevenin parçalarıdır: karbon gelirleri üzerinden yeni bir mali kaynak yaratmak ve bu kaynağı dijital altyapıyla yönetmek.
⸻
İklim Kanunu ve ETS’nin Çerçevesi
İklim Kanunu, 2053 net sıfır hedefini iç hukuka bağlamış; ETS’yi kurarak enerji ve sanayi tesislerini kapsama almıştır. Kanuna göre, 50.000 tCO₂e üzerinde emisyonu olan tesisler üç yıl içinde izin almak zorundadır [2]. 2026’da pilot dönem başlayacak, 2028’den itibaren ise tam ETS yürürlüğe girecektir. Pilot dönemde idari cezalar %80 indirimli uygulanacak, böylece sanayinin uyum maliyeti yumuşatılacaktır [3].
ETS’nin yıllık 5–10 milyar € gelir potansiyeli olduğu öngörülmektedir [4]. Bu gelir, kanun gereği yeşil yatırımlara yönlendirilecek; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve sanayi dönüşümü projelerine kanalize edilecektir.
⸻
Dijital Türk Lirası’nın Çerçevesi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Dijital Türk Lirası projesinde 2026’da pilot uygulamayı planlamaktadır [5]. Bu adım, nakit paranın kademeli olarak dolaşımdan çekilmesi ve tüm ödemelerin dijital altyapıya kaydırılması anlamına gelmektedir. Dijital TL, hem kamu ödemeleri hem de sosyal yardımlar için yeni bir kanal olacaktır.
CBDC’nin en kritik özelliği, devletin mali politikalarını daha doğrudan yönetebilmesi ve para akışlarını izleyebilmesidir. Bu durum, ETS’den elde edilecek karbon gelirlerinin dijital cüzdanlar aracılığıyla vatandaşa iade edilmesini veya teşviklere aktarılmasını mümkün kılacaktır [6].
⸻
İki Politikanın Harmanlanması
İklim Kanunu ve Dijital TL’nin birlikte uygulanması, Türkiye’ye özgün bir finansal-iklimsel dönüşüm modeli sunmaktadır:
1. Gelir Dağıtımı: ETS’den elde edilen karbon gelirleri, düşük gelirli hanelere Dijital TL üzerinden iade edilebilir. Böylece enerji fiyat artışları sosyal olarak dengelenmiş olur [7].
2. Teşvik ve Sübvansiyonlar: Sanayiye yönelik yeşil yatırımlar için verilecek fark ödemeleri veya primler Dijital TL altyapısıyla şeffaf biçimde dağıtılabilir.
3. Şeffaflık: Dijital TL sayesinde ETS gelirlerinin kullanım yerleri kamuoyuna anlık raporlanabilir, bu da yatırımcı güvenini artırır.
⸻
Türkiye’nin Kâr Hanesi
1. İhracat Rekabeti: AB’nin Sınırda Karbon Düzenlemesi (CBAM) karşısında uyum sağlanarak ihracat pazarları korunur [8].
2. Sermaye Maliyeti: Dünya Bankası ve EBRD’nin sağladığı yeşil fonlar (2024–25 döneminde toplam 20 milyar €+ taahhüt) ETS altyapısıyla birlikte özel sermayeyi kaldıraçlar [9].
3. Enerji Güvenliği: Yenilenebilir ve depolama yatırımlarıyla ithal yakıt bağımlılığı azalır.
4. Mali Şeffaflık: Dijital TL, ETS gelirlerinin kullanımında izlenebilirlik sağlar.
5. Sosyal Katkı: Gelir iadesi Dijital TL ile yapıldığında, enerji yoksulluğu azaltılabilir.
⸻
Türkiye’nin Risk Hanesi
1. Geçiş Maliyeti: Kısa vadede karbon fiyatı, özellikle KOBİ’lerde maliyet baskısı yaratabilir [10].
2. İdari Kapasite: ETS’nin MRV (izleme-raporlama-doğrulama) sistemi ve Dijital TL’nin altyapısı aynı anda devreye alınacağından koordinasyon eksikliği riski vardır.
3. Gelir Dalgalanması: ETS gelirleri karbon fiyatına bağlıdır; fiyat düşünce gelir azalabilir. Bu durum dijital ödemelerde bütçe istikrarsızlığı yaratabilir.
4. Veri Güvenliği: Dijital TL, mahremiyet ve siber güvenlik risklerini beraberinde getirmektedir [11].
5. Toplumsal Uyum: Nakit kullanımının azalması kırsalda ve kayıt dışı ekonomide dirençle karşılaşabilir.
⸻
Hükümetin Kararının Gerekçeleri
• CBAM Uyumu: AB’ye yapılan ihracatta vergisel engelleri aşmak için ETS zorunlu hale gelmiştir [12].
• Finansmana Erişim: Dünya Bankası, EBRD gibi kuruluşlar, büyük fonlarını ancak ETS gibi iklim politikaları olan ülkelere yönlendirmektedir [13].
• Parasal Modernizasyon: Dijital TL ile vergi tabanı genişleyecek, kayıt dışı ekonomi daralacaktır.
• Entegre Model: İklim finansmanı ve dijital para aynı çatı altında yönetilerek dünyada öncü bir “çifte dönüşüm” modeli ortaya çıkmaktadır.
⸻
Stratejik Öneriler
1. Yeşil Dijital Cüzdan: ETS gelirlerinin vatandaşlara iadesi için özel bir dijital cüzdan uygulaması geliştirilmeli.
2. Karbon Geliri Tahvilleri: Dijital TL üzerinden karbon gelirlerine dayalı devlet tahvilleri ihraç edilerek yatırımcı çekilmeli.
3. Uluslararası Uyum: Dijital TL, AB Dijital Euro ve Çin Dijital Yuan ile uyumlu hale getirilmeli.
4. Sosyal Kalkan: Gelirlerin bir kısmı Dijital TL ile doğrudan enerji yoksullarına aktarılmalı.
⸻
Sonuç
Türkiye, aynı yıl içinde hem İklim Kanunu hem de Dijital Türk Lirası kararlarını alarak benzersiz bir yol haritası çizmiştir. ETS ile karbon emisyonları fiyatlandırılacak, Dijital TL ile bu gelirler şeffaf ve dijital bir ortamda dağıtılacaktır. Böylece Türkiye, hem iklim finansmanı hem de parasal dönüşüm alanında bölgesel öncü konuma yükselebilir. Bu çifte dönüşüm doğru yönetilirse, Türkiye ihracat rekabetini koruyacak, enerji güvenliğini güçlendirecek ve mali şeffaflık sağlayacaktır. Ancak geçiş maliyetleri, gelir dalgalanmaları ve veri güvenliği riskleri göz ardı edilmemelidir.
⸻
Kaynakça
[1] Resmî Gazete, 9 Temmuz 2025, İklim Kanunu No. 7552.
[2] TBMM Tutanakları, 2025.
[3] ÇŞİDB, ETS Taslak Yönetmeliği, Temmuz 2025.
[4] IMF, “Carbon Pricing Potential in Emerging Markets,” 2024.
[5] TCMB, Dijital Türk Lirası 2. Faz Raporu, 2025.
[6] BIS, “CBDCs and Fiscal Policy,” 2024.
[7] Dünya Bankası, “Carbon Revenues for Social Transfers,” 2023.
[8] Avrupa Komisyonu, CBAM Yönetmeliği, 2023.
[9] Dünya Bankası CPF Türkiye, 2024; EBRD Annual Report, 2024.
[10] OECD, “Carbon Pricing and SMEs,” 2023.
[11] BIS, “CBDCs and Data Privacy,” 2024.
[12] Avrupa Komisyonu, CBAM Rehberi, 2023.
[13] Dünya Bankası, Climate Conditional Finance Report, 2024.
