Libya Genelkurmay Başkanı’nı Taşıyan Uçağın Ankara–Haymana Yakınlarında Düşmesi: Uluslararası Algı, Teknik Arıza İhtimali ve “Sabotaj/Suikast” Senaryosunun Analitik Değerlendirmesi
Lisansüstü Araştırmacı – Stratejik Analist Cengiz Genç
GençHaberler.com | GençHaberlerTR
1) Olayın çıplak özeti: Ne oldu, nerede oldu, kimler vardı?
23 Aralık 2025’te Ankara Esenboğa’dan Trablus’a gitmek üzere havalanan Dassault Falcon 50 tipi özel jetle irtibatın kesildiği; uçağın Ankara’nın Haymana ilçesi yakınlarında (haberlerde Kesikkavak/Kesikkavak çevresi olarak geçen bölgede) düştüğü ve uçakta bulunanların hayatını kaybettiği bildirildi. Olayda Libya’nın üst düzey askerî isimlerinin bulunduğu, Türk makamlarının adli ve teknik soruşturma başlattığı ve arama-kurtarma/inceleme faaliyetlerinin yürütüldüğü açık kaynaklarda yer aldı. [1][2][3]

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Libya Millî Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanımız görüşmede, Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Al-Haddad ve beraberindekileri taşıyan uçağın düşmesi sonucu hayatlarını kaybetmelerinden duyduğu üzüntü ile taziye dileklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Libya arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin güçlü olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin Libya’ya her alanda gerekli desteği vermeyi sürdüreceğini ifade etti.
Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al Haddad, Türkiye’deki temasları sonrası ülkesine dönerken Ankara’nın Haymana ilçesinde geçirdiği uçak kazasında hayatını kaybetti. Al Haddad, 5 yıldan uzun süredir bu görevdeydi ve ülkesinin Türkiye’yle ilişkilerini geliştirmesinde önemli rol oynamıştı. Uluslararası ajanslar ve büyük yayın organları, olayın yüksek profilli bir askerî heyeti etkilemesi nedeniyle haberi “kritik” başlığıyla verdi; Türkiye–Libya askerî iş birliği bağlamı özellikle vurgulandı. [2][3][4]

Bahçeli’den düşen uçağa ilişkin açıklama: Böyle bir dönemde düşündürücü
Haber Merkezi – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara’da Libya askeri heyetini taşırken düşen uçağa ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Bahçeli, “Türkiye-Libya arasındaki samimi ve yakın diyalogların arttığı, karşılıklı hak ve çıkarların eşgüdüm halinde müdafaa edildiği bir dönemde vaki uçak kazası hem düşündürücü hem de ziyadesiyle üzücüdür” dedi.
Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Trablus’a gitmek üzere kalkan Falcon 50 tipi özel bir iş jetiyle dün akşam radar bağlantısı kesildi. Uçakta Libya Genelkurmay Başkanı dahil 8 kişinin olduğu öğrenilirken, düşen jetin enkazına ulaşıldı. Jette kalkıştan kısa süre sonra elektrik arızası meydana geldiği, pilotların kuleye haber verdikten sonra dönüşe geçtiği ancak Esenboğa’ya inemeden Haymana’da düştüğü öğrenildi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, düşen uçağın saat 02.45’te ses kayıt cihazının 03.20’de ise kara kutusunun bulunduğunu duyurdu. Kazayla ilgili soruşturma başlatılırken MHP lideri Devlet Bahçeli’den dikkat çeken bir açıklama geldi.
Kara kutu bulundu
Türkiye İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ankara’nın Haymana ilçesinde, Libya askeri heyetini taşıdığı esnada düşen özel jetin enkazında yürütülen arama tarama faaliyetlerine ilişkin bölgede oluşturulan AFAD mobil koordinasyon merkezine gelerek yetkililerden bilgi aldı. Bakan Yerlikaya, enkaz alanının yaklaşık 3 kilometrekarelik bir alandan oluştuğunu belirterek, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi Başkanlığı ekiplerince olay yerinde yürütülen çalışmalar neticesinde enkaz alanında, saat 02.45’te uçağa ait ses kayıt cihazı, saat 03.20’de ise kara kutu bulunmuştur. Bunların inceleme ve değerlendirme süreçleri ilgili kurumlarca başlamıştır” ifadelerini kullandı.
22 kişilik Libya ekibi Ankara’da
Libya Savunma Bakanlığı tarafından görevlendirilen, 5’i hayatını kaybedenlerin yakını 14 kişilik heyet ile Libya İçişleri Bakanlığından görevlendirilen 8 kişinin yer aldığı, toplam 22 kişilik Libya ekibinin Ankara’ya intikal ettiğini bildiren Yerlikaya, “Bu elim kazada hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine, Libya halkına, Libya hükümetine, Libya Genelkurmay Başkanlığına, dost ve kardeş ülke Libya’ya başsağlığı diliyorum. Kazada hayatını kaybeden mürettebatın ailelerine de başsağlığı diliyorum” diye konuştu.
Bahçeli: Uçak kazası hem düşündürücü hem de üzücüdür
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Libya askeri heyetini taşıyan uçağın düşmesi ile ilgili açıklama yaptı.
Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
“Resmi bir ziyaret maksadıyla Türkiye’ye gelen, aralarında Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad ile Kara Kuvveleri Komutanı Korgeneral Alfitory Jribil’in de yer aldığı beş kişiden müte

2) Uluslararası medyada algı: “Kaza” mı, “şüphe” mi?
Uluslararası medyada genel çerçeve üç başlıkta toplanıyor:
(i) “Yüksek profilli trajik kaza” anlatısı (baskın çerçeve):
Reuters/AP gibi ajanslar; uçağın temas kesilmesi, acil iniş talebi, düşüş noktası ve soruşturma adımlarına odaklandı; “neden” konusunda ise erken hükümden kaçınan bir dil kullandı. [2][3]
(ii) “Teknik arıza/elektrik arızası” olasılığı (erken ön bulgu/ilk açıklamalar):
Bazı haberlerde uçağın elektrik arızası bildirdiği, acil iniş istediği ve buna rağmen irtibatın koptuğu aktarılıyor. Bu, “sistem arızası → acil prosedür → kontrol kaybı” zincirini mümkün kılar; fakat kesin neden ancak kara kutu, enkaz paterni ve bakım kayıtlarıyla netleşir. [2][5][6]
(iii) “Sabotaj/suikast” şüphesi (daha sınırlı, çoğu zaman spekülatif çerçeve):
Bazı yayınlarda “patlama/ışık parlaması” gibi görsel-idrak unsurlarına atıf yapılarak şüphe üretildiği görülüyor; ancak saygın kaynaklar bunu genellikle doğrulanmamış tanıklık/görüntü düzeyinde veriyor ve resmî soruşturmayı bekliyor. [4][7]
Önemli not: Al Jazeera’da aktarılan bir açıklamada, ilk incelemelerde sabotaj ihtimalinin dışlandığı yönünde bir değerlendirme yer aldı; bu, “kesin hüküm” değil, soruşturmanın erken safhasına dair bir işaret olarak okunmalıdır. [7]
3) “Elektrik arızası olan uçak aniden düşmez” tartışması ne anlatır?
Haber başlıklarına yansıyan “elektrik arızası olan uçak aniden düşmez” ifadesi, kamuoyunun haklı bir refleksini temsil eder: Modern uçaklar yedekli sistemlerle tasarlanır. Fakat şu iki nokta atlanmamalıdır:
1. “Elektrik arızası” tek başına bir cümle değildir.
Elektrik arızası; jeneratör arızası, ana baraların devre dışı kalması, batarya/aviyonik kaybı, yangın, kablo demeti hasarı, duman vb. çok farklı alt senaryoları kapsayabilir. Bazı alt senaryolar, kademeli bozulma üretirken; bazıları hızlı zincirleme arıza doğurabilir. [2][5]
2. Kritik soru: “Elektrik arızası” eşlik eden bir sonuç mu, kök neden mi?
Elektrik kesintisi bazen kök neden değil; örneğin yangın/ısıl hasar, yapısal problem veya başka bir sistem arızasının “sonuç” belirtisi olabilir. Bunu ayıracak olan; kara kutu verisi, enkaz dağılımı, motor/kanat/gövde kırılma izleri ve bakım kayıtlarıdır. [3][6]
4) Suikast/sabotaj senaryosu: Mümkün mü, hangi eşikler gerekir?
“Suikast” gibi yüksek iddialar, kanıt eşiği yüksek iddialardır. Bu tür bir senaryonun ciddiyetle değerlendirilebilmesi için soruşturmada tipik olarak şu göstergeler aranır:
• Enkazda yüksek enerjili patlama izi (içten/dıştan), metalde karakteristik deformasyonlar
• Uçuş verilerinde ani ve açıklanamayan parametre kırılmaları (basınç, kontrol yüzeyleri, motor parametreleri vb.)
• Güvenlik kameraları/yer radarları/ATC kayıtlarında anomali
• Uçağın bakım zincirinde müdahale izi, parça uyumsuzluğu, kayıt tutarsızlığı
• Yolcu profili nedeniyle tehdit istihbaratı (resmî değerlendirmelerle) [3][7]
Bugün açık kaynaklarda gördüğümüz tablo şudur: Olayın “yüksek profilli” olması spekülasyonu büyütüyor; fakat aynı zamanda Türk makamlarının adli süreç başlattığı, kara kutuların bulunduğu ve teknik incelemenin sürdüğü bilgisi, nihai sonucun delile dayanarak açıklanacağını gösterir. [3][6]
5) Neden Haymana hattı ve zamanlama “jeopolitik okuma” üretiyor?
Uluslararası algının hassaslaşmasının temel nedeni “coğrafya”dan çok “bağlam”dır:
• Libya’daki askerî-siyasal parçalanmışlık ve “ordu birleştirme” tartışmaları, her üst düzey kaybı stratejik sonuç doğurur hale getiriyor. [4][7]. https://www.facebook.com/share/v/1N7VTabqPU/?mibextid=wwXIfr

TBMM, Libya’daki TSK’nın görev süresini 2 yıl uzattı
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Libya’da bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının görev süresini 24 ay uzatan tezkereyi kabul etmişti, karar Resmi Gazete’de yayımlandı.
AK Parti, CHP, MHP, Yeni Yol Partisi ve İYİ Parti’nin “evet”, DEM Parti’nin “hayır” oyu kullandığı tezkere TBMM’de onaylanmıştı. Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan karar, Libya’daki siyasi belirsizlik ve istikrarsızlığın devam etmesi, terör ve güvenlik riskleri, Türkiye’nin Libya ile imzaladığı güvenlik iş birliği anlaşmaları ve BM nezdinde tanınan Libya hükümetine verilen desteğin sürdürülmesi gerekçelerine dayandırıldı. Yetki, 2 Ocak 2026’dan itibaren 24 ay geçerli olacak.
• Türkiye–Libya askerî iş birliği başlığı, haberlerde olayın “sıradan bir kaza”dan fazla görünmesine yol açıyor. [2][4]
• Zamanlama, bazı yorumlarda “gündem yoğunluğu” ile birleştirilerek anlamlandırılmaya çalışılıyor; ancak analitik yaklaşım, zamanlamayı tek başına delil saymaz, yalnızca “incelenmesi gereken değişken” kabul eder. [2][3]
6) En makul okuma: “Teknik kaza ihtimali yüksek; sabotaj iddiası kanıt gerektirir”
Açık kaynakların bugünkü seviyesiyle “en disiplinli” hüküm şudur:
• Uçağın acil iniş/arıza bildirimi yaptığı ve ardından irtibatın kesildiği aktarımı, teknik bir olay zincirini mantıken mümkün kılıyor. [2][5]
• Sabotaj/suikast iddiası ise ancak enkaz bulgusu + kara kutu + adli delil ile konuşulabilir. Aleni yorumlar, soruşturma ilerlemeden kanıt standardını karşılamaz. [3][7]

Millî Savunma Bakanlığı, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularına cevaben açıklamalarda bulundu. 23 Aralık’ta Libya Genelkurmay Başkanı ve beraberindeki heyeti Ankara’dan Trablus’a götürmek üzere havalanan ancak elektrik arızası sonrası düşen uçağa ilişkin şu ifadelere yer verildi:
“23 Aralık’ta, Libya Genelkurmay Başkanı ve beraberindeki heyeti Ankara’dan Trablus’a götürmek üzere havalanan Falcon-50 tipi uçak elektrik arızası nedeniyle acil durum ilan etmiş; bunun üzerine Esenboğa Havalimanına geri dönüş prosedürleri başlatılmıştır. Uçakla radar temasının kesilmesi üzerine, Hava Kuvvetlerimize ait iki İHA, bir CN-235 uçağı ve bir arama kurtarma helikopteri derhâl bölgeye sevk edilmiştir.

Dolayısıyla, bugünden “kesin suikast” demek ne kadar hatalıysa; “kesin teknik hata” demek de aynı ölçüde erken olabilir. Bilimsel tutum, hipotezleri sıralayıp delil eşiklerini göstermektir.
7) Soruşturma ilerledikçe hangi veriler belirleyici olacak?
Okur için pratik “izleme listesi”:
1. Kara kutu (CVR/FDR) ön raporu: Son dakikalarda hangi ikazlar geldi? Uçuş parametreleri nasıl bozuldu? [3][6]
2. Enkaz paterni: Havada parçalanma mı, yüksek hızlı çarpma mı, yangın izi nerede başladı? [3]
3. Bakım ve işletme geçmişi: Uçak/operatör, bakım kayıtları, son periyodik kontroller, parça değişimleri. [3][5]
4. ATC ve radar izleri: Uçuş profili; dönüş/iniş denemesi; irtifa–hız trendi. [2][3]
5. Resmî açıklamaların dili: “Olasılık” mı deniyor, “tespit” mi? Erken açıklamalar genellikle revize edilebilir. [7]
8) Sonuç: Enformasyon disiplinine ihtiyaç var
Bu olay, yalnızca trajik bir havacılık vakası değil; aynı zamanda yüksek profilli aktörlerin bulunduğu bir uçuş olduğu için dezenformasyona açık bir zemin oluşturuyor. Uluslararası medyada baskın çizgi, soruşturma sonuçlarını beklemek yönünde. En doğru yaklaşım; teknik ve adli veriler netleşene kadar “suikast” iddiasını kanıt standardı ile ele almak, teknik arıza olasılığını ise kök neden analizi tamamlanmadan “kesin” ilan etmemektir. [2][3][7]
GençHaberler.tr çizgisinde bu metin, “hızlı ama disiplinli” bir ilk çerçeve sunmaktadır. Soruşturmanın resmî ara raporları geldikçe, aynı metodolojiyle güncellenmiş ikinci bir analiz (teknik bulgular + jeopolitik sonuçlar) hazırlanmalıdır.
Haber Merkezi – Pakistan, Libya’nın doğusundaki Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LNA) ile tarihinin en büyük silah satış anlaşmasına imza attı. 4,6 milyar doları bulması beklenen anlaşma, Libya’daki askeri dengeleri kökten değiştirebilecek nitelikte.
Libya’nın doğusunda Halife Hafter ve oğullarının kontrolündeki yönetim, hava gücünü Pakistan teknolojisiyle modernize etmeye hazırlanıyor.
Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Asım Munir’in Bingazi ziyaretiyle mühürlenen anlaşma, sadece bir silah satışı değil, aynı zamanda Akdeniz ve Kuzey Afrika’daki ittifakların yeniden yazılması anlamına geliyor.
Pakistan tarihinin en büyük ihracatı: 16 adet JF-17
Reuters tarafından aktarılan ve Pakistanlı yetkililerce doğrulanan anlaşmaya göre, Hafter güçleri Pakistan ve Çin tarafından ortaklaşa geliştirilen 16 adet JF-17 çok amaçlı savaş uçağı satın alacak.
Paket kapsamında ayrıca pilot eğitimi için 12 adet Super Mushshak eğitim uçağı ile kara, deniz ve hava savunma ekipmanları yer alıyor.
İki buçuk yıla yayılacak olan anlaşmanın toplam tutarının 4,6 milyar dolara ulaşabileceği belirtiliyor.
Bu rakam, nakit sıkıntısı çeken Pakistan ekonomisi için tarihi bir rekor ve stratejik bir can simidi niteliğinde.
Munir’den Bingazi’de “Aslanlar Ülkesi” vurgusu
Pakistan’ın en nüfuzlu figürü olarak kabul edilen Kara Kuvvetleri Komutanı Asım Munir, Bingazi ziyaretinde Hafter’in oğlu ve halefi olarak görülen Saddam Hafter ile bir araya geldi.
Munir, Libyalı subaylara hitaben yaptığı konuşmada, Ömer Muhtar’ın İtalyan işgaline karşı direnişine atıfta bulunarak, “Libya bir aslanlar ülkesidir. Lütfen silahlı kuvvetlerinizi mümkün olduğunca güçlü hale getirin; çünkü ordu ülkelerin varlığının garantisidir” ifadelerini kullandı.
Ankara ve Bingazi arasındaki buzlar eridi
Bu dev anlaşma, Türkiye’nin Libya politikasındaki radikal “eksen genişlemesi” dönemine denk geliyor.
2019 yılında Trablus hükümetini Hafter’in saldırılarına karşı TB2 İHA’lar ve askeri danışmanlarla savunan Ankara, artık doğudaki aktörlerle de doğrudan temas kuruyor.
Ağustos ayında MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Bingazi’de Halife Hafter ile görüşmesi ve Türk savaş gemisi TCG Kınalıada’nın Bingazi’ye demirleyerek LNA güçleriyle ortak poz vermesi, Türkiye’nin “iki kulvarlı” politikasının en somut kanıtı oldu.
Halife Hafter’in oğlu Saddam Hafter, Türkiye ile diyalog köprülerini kuran isim olarak öne çıkıyor.
Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler tarafından resmi törenle kabul edilen oğul Hafter, Ankara-Bingazi hattındaki pragmatik yakınlaşmanın mimarı olarak görülüyor.
Türkiye-Pakistan hattında “Libya” bilmecesi
Pakistan’ın bu hamlesi, özellikle Keşmir meselesinde İslamabad’a tam destek veren ve Pakistan’ın en önemli silah tedarikçilerinden biri olan Türkiye’yi nasıl etkileyecek?
Ankara, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları anlaşmasının Tobruk merkezli meclis tarafından onaylanmasını beklerken, Pakistan’ın doğudaki gücü askeri olarak tahkim etmesi stratejik bir risk mi yoksa Türkiye’nin bölgedeki nüfuzunu dolaylı yoldan destekleyen bir hamle mi?

Bakan Yerlikaya: Ses kayıt cihazı ve karakutu bulundu
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, düşen Libya heyetini taşıyan uçağa dair açıklamalarda bulundu. Bakan Yerlikaya, “saat 02:45’te uçağa ait ses kayıt cihazı, saat 03:20’de ise karakutu bulunmuştur. Bunların inceleme ve değerlendirme süreçleri ilgili kurumlarca başlanmıştır” dedi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ankara’nın Haymana ilçesinde, Libya askeri heyetini taşıdığı esnada düşen özel jetin enkazında yürütülen arama tarama faaliyetlerine ilişkin bölgede oluşturulan AFAD mobil koordinasyon merkezine gelerek yetkililerden bilgi aldı.
Ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Yerlikaya, dün akşam saat 20.10’da Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Trablus’a gitmek üzere havalanan, içerisinde Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Al-Haddad’ın da bulunduğu 5’i Libya heyeti mensubu ve 3’ü mürettebat olmak üzere toplam 8 kişiyi taşıyan Falcon-50 tipi özel jetin saat 20.32’de teknik arıza nedeniyle geri dönüş yapacağını bildirdiğini söyledi.
Yerlikaya, dün akşam saat 20.52 itibarıyla Haymana ilçesi civarında uçakla irtibatın kesildiğini, 112 Acil Çağrı Merkezine gelen ihbar sonucu jandarma, AFAD, emniyet, sağlık ve UMKE ekiplerinin derhal bölgeye sevk edildiğini, arama kurtarma faaliyetlerinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Hava Kuvvetleri Komutanlığı koordinasyonunda başlatıldığını ifade etti.
Arama tarama faaliyetlerinde 408 personel görev yapıyor
Olay mahalline saat 22.00 sıralarında ulaşan jandarma ekiplerince yapılan ilk incelemelerde uçağın parçalarına ulaşıldığını aktaran Yerlikaya, şunları kaydetti:
“Yürütülen arama çalışmaları neticesinde, hava aracının enkazı Haymana ilçesi Kesikkavak Mahallesi’nin yaklaşık 2 kilometre güneyinde tespit edilmiştir. Enkazın bulunmasından sonra, olay yeri yönetimi ve kurumlar arası koordinasyonun etkin şekilde yürütülmesi amacıyla AFAD tarafından mobil koordinasyon merkezi bölgede konuşlandırılmış, saha sevk ve idaresi bu merkez üzerinden yürütülmeye başlanmıştır. Bu aşamadan itibaren çalışmalar, adli ve kriminal süreçler, Jandarma Genel Komutanlığı koordinasyonunda devam etmektedir.
Sahada AFAD, jandarma, emniyet, sağlık, UMKE, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi Başkanlığı, itfaiye ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi birimlerinden oluşan toplam 408 personel, 103 kara aracı ve 7 hava aracı görev yapmaktadır. İHA’lar ile bölgeden anlık görüntü aktarımı sağlanmaktadır. AFAD tarafından konuşlandırılan termal ve aydınlatma dronları, 8×8 ve 4×4 arama kurtarma araçları ile K9 unsurları dahil olmak üzere tüm hava ve kara unsurları, mobil koordinasyon merkezi üzerinden eşgüdüm içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedir.”
“Saat 03.20’de ise kara kutu bulunmuştur”
Bakan Yerlikaya, enkaz alanının yaklaşık 3 kilometrekarelik bir alandan oluştuğunu belirterek, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi Başkanlığı ekiplerince olay yerinde yürütülen çalışmalar neticesinde enkaz alanında, saat 02.45’te uçağa ait ses kayıt cihazı, saat 03.20’de ise kara kutu bulunmuştur. Bunların inceleme ve değerlendirme süreçleri ilgili kurumlarca başlamıştır” ifadelerini kullandı.
Libya Savunma Bakanlığı tarafından görevlendirilen, 5’i hayatını kaybedenlerin yakını 14 kişilik heyet ile Libya İçişleri Bakanlığından görevlendirilen 8 kişinin yer aldığı, toplam 22 kişilik Libya ekibinin Ankara’ya intikal ettiğini bildiren Yerlikaya, “Bu elim kazada hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine, Libya halkına, Libya hükümetine, Libya Genelkurmay Başkanlığına, dost ve kardeş ülke Libya’ya başsağlığı diliyorum. Kazada hayatını kaybeden mürettebatın ailelerine de başsağlığı diliyorum” diye konuştu.
Bakan Yerlikaya, olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını ve soruşturma kapsamında 1 Cumhuriyet başsavcıvekili koordinesinde 4 Cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini hatırlatarak, “Konunun aydınlatılması, açığa kavuşturulması bizim en önemli görevimiz. Devlet olarak da bunu yapmakta kararlıyız. En kısa zamanda bunun sebebinin ne olduğu ortaya çıkacak ve sizinle birlikte hem aziz milletimiz hem de tüm dünyayla bunu paylaşacağız” ifadelerini kullandı.
İçişleri Bakanı Yerlikaya, yeni bilgiler geldikçe kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceklerini, Ankara’ya intikal eden Libya heyetinin de sürece dahil olarak incelemelere katılacağını söyledi.

⸻
Kaynakça (Numaralı)
[1] The Associated Press (AP), “Libya’s military chief and 7 others are killed in a plane crash after takeoff from Turkey” (24 Aralık 2025).
[2] Reuters, “Turkey says signal lost with jet carrying Libyan army chief after takeoff from Ankara” (23 Aralık 2025).
[3] Reuters, “Libyan army’s chief dies in plane crash in Turkey” (24 Aralık 2025).
[4] Euronews, “Libyan military chief killed in plane crash in Turkey” (24 Aralık 2025).
[5] bianet, “Yerlikaya: Libya heyetini taşıyan uçağın karakutusu bulundu” (24 Aralık 2025).
[6] AP, “Search teams in Turkey recover recorders after plane crash that killed Libyan military officials” (24 Aralık 2025).
[7] Al Jazeera, “Libyan army chief killed in plane crash near Turkiye’s capital” ve takip haberi “What we know so far” (23–24 Aralık 2025).
Yazarın künyesi. Yazar Lisansustu Arastirmaci Yazar Stratejik Yazar Cengiz Genc
Yayinci Genc Haberler Dijital Yayin Agi
Platformlar genchaberler.tr ve genchaberler.com
Editoryal Ilke Kaynagi olmayan hicbir metin yayinlanmaz
Telif Tum haklari saklidir Kaynaksiz alinti yapılamaz.
Lisansüstü Araştırmacı Yazar – Stratejik
Yazar Cengiz Genç
YAYINCI KURUM
Genç Haberler Dijital Yayın Ağı
Resmî yayın platformları:
genchaberler.tr
genchaberler.com
EDITORYAL ve BİLİMSEL YAYIN
POLİTİKASI
Genç Haberler Dijital Yayın Ağı;
kaynakçasız, belgesiz ve akademik referans içermeyen hiçbir içeriği yayımlamaz.
Her metin; tarihsel veri, Kur’an referansları ve ilmî kaynaklara dayalı olarak hazırlanır. AKADEMİK ve HUKUKİ SORUMLULUK
Bu makale; herhangi bir kişi, kurum veya topluluğu hedef almaz.
İçerik, yalnızca akademik analiz ve düşünsel katkı amacı taşır.
© Tüm hakları saklıdır.
Bu yayın, genchaberler.tr ve
genchaberler.com adına telif koruması altındadır.Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. “TELİF”
Genç Haberler Dijital Yayın Ağı;
kaynakçasız, belgesiz ve akademik referans içermeyen hiçbir içeriği yayımlamaz.
Her metin,makale , tarihsel veri, Kur’an referansları ve ilmî kaynaklara dayalı olarak hazırlanır. AKADEMİK ve HUKUKİ SORUMLULUK
Bu makale; herhangi bir kişi, kurum veya topluluğu hedef almaz.
© Tüm hakları saklıdır.
Bu yayın, genchaberler.tr ve
genchaberler.com adına telif koruması altındadır.
Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.