TÜRKİYE’DE İKLİM KANUNU VE DİJİTAL TÜRK LİRASI
Fırsatlar, Riskler ve Küresel Mukayeseler
Araştırmacı-Yazar: Cengiz Genç
⸻
Giriş
Türkiye, 2025 yazında kabul edilen İklim Kanunu ve 2026’da devreye alınması planlanan Dijital Türk Lirası (CBDC) ile birlikte tarihsel bir eşikte durmaktadır [1]. Bu iki düzenleme, sadece çevre ve finans politikalarını değil, aynı zamanda toplumsal yaşamı, devlet-birey ilişkilerini ve Türkiye’nin küresel sistemdeki yerini de yeniden tanımlayacaktır.
Sorulması gereken temel sorular şunlardır:
• Türkiye bu adımları kendi iradesiyle mi atıyor, yoksa küresel sistemin bir deneyi mi oluyor?
• Dünya devletleri bu süreçleri nasıl yönetti, kim kazandı, kim kaybetti?
• Türkiye bu reformlarla hangi fırsatları yakalayabilir, hangi risklerle karşılaşabilir?
⸻
1. Türkiye’nin İklim Kanunu ve Beklenen Etkiler
Bilimsel ve Hukuki Boyut
7552 sayılı İklim Kanunu, Türkiye’yi 2053 net sıfır hedefine hukuken bağlamaktadır [2]. Enerji, sanayi, ulaşım ve tarımda dönüşüm öngörülmektedir. En kritik düzenleme, Emisyon Ticaret Sistemi (ETS)’dir [3]. ETS sayesinde Türkiye, AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) karşısında ihracatını koruyabilecektir.
Bürokrasiye Yönelik Etkiler
Valilikler ve belediyeler 2027’ye kadar il bazlı iklim eylem planları hazırlamak zorundadır. Eğer Türkiye ETS kurmazsa, 2026’dan itibaren AB’ye ihraç edilen çelik, çimento ve alüminyum gibi ürünlere ağır karbon vergisi uygulanacaktır [4].
Topluma Yansıması
• Halk için: Doğru uygulanırsa temiz hava, sağlıklı toprak, yeni yatırımlar demek. Yanlış uygulanırsa, çiftçinin tarlası elinden alınabilir, hayvancılık darbe alabilir [5].
• Öğrenci için: “Türkiye doğayı fazla kirletmiyor ama Avrupa ile ticaret yaptığı için karbonu azaltmazsa ürünlerini satamaz.”
Antitez ve Eleştiriler
Eleştiriler üç ana başlıkta toplanıyor [6]:
• Çiftçiliğin ve hayvancılığın bitme tehlikesi,
• Ormanların enerji yatırımları için yok edilmesi,
• Türkiye’nin “küresel yeşil dönüşümün kölesi” hâline gelmesi.
Hollanda’daki tarım yasaları sonrası çiftçi protestoları [7], Almanya’daki enerji krizi [8] bu endişelerin sadece Türkiye’ye özgü olmadığını göstermektedir.
Dünya Mukayesesi
• Almanya: Enerji dönüşümü (“Energiewende”) emisyonu düşürdü ama elektrik fiyatlarını yükseltti.
• Hollanda: Tarım kısıtlamaları çiftçi isyanına yol açtı.
• İskandinavya: Yenilenebilir yatırımlarla hem doğayı hem ekonomiyi korudu.
• Türkiye: AB ile ticaretini sürdürebilmek için bu yasayı kaçınılmaz olarak kabul etti [9][10].
⸻
2. Dijital Türk Lirası (CBDC)
Bilimsel ve Hukuki Boyut
TCMB, ASELSAN, HAVELSAN ve TÜBİTAK iş birliğiyle 2021’de Dijital Türk Lirası çalışmalarına başladı [11]. 2022–2023 pilot uygulamaları, 2024’te çıkarılan 7518 sayılı Kripto Varlıklar Kanunu ile hukuki çerçeveye kavuştu [12].
Ekonomik ve Sosyal Etkiler
• Faydalar: Hızlı transfer, düşük maliyet, kayıt dışı ekonominin azalması.
• Riskler: Devlet gözetiminin artması, bankaların rolünün zayıflaması, işsizlik ihtimali [13].
Dünya Mukayesesi
• Çin (e-CNY): Başarıyla uygulanıyor, finansal kapsayıcılığı artırdı.
• İsveç (e-Krona): Test aşamasında, sınırlı başarı sağladı.
• Nijerya (eNaira): Halk güvenmedi, büyük ölçüde başarısız oldu.
• ABD ve AB: Hâlâ çekimser, “özgürlük mü güvenlik mi?” tartışması sürüyor [14][15].
Türkiye’nin Konumu
Türkiye bu adımı atmak zorundaydı çünkü:
• Dünya genelinde 130’dan fazla ülke CBDC üzerinde çalışıyor.
• AB ve Çin dijital para sistemlerini güçlendiriyor.
• Geri kalınırsa finansal bağımlılık artacaktı.
Ancak burada kritik nokta yerli teknoloji, veri gizliliği ve kademeli geçiştir [16].
⸻
3. Türkiye İçin Mukayeseli tablo :
İklim Kanunu
Dijital Para (CBDC)
Stratejik Amaç
AB’ye uyum, ihracat, çevre
Dijitalleşme, finansal kapsayıcılık
Faydalar
Yeşil fonlar, ihracat
Hızlı transfer, şeffaf ekonomi
Riskler
Tarım maliyeti, protesto
Gözetim, bankaların zayıflaması
Dünya Örnekleri
Almanya, Hollanda, Nordik
Çin, İsveç, Nijerya, ABD/AB
4. Türkiye Denek mi Seçildi? Mecbur mu Kaldı?
• Denek İhtimali: Türkiye, jeopolitik konumu nedeniyle Batı’nın “yeşil dönüşüm” ve “dijitalleşme” projelerinde test alanı olabilir.
• Mecburiyet: AB ile ihracatın %41’i, enerji finansmanı, IMF-DB kaynaklarına erişim gibi zorunluluklar, bu yasaları kaçınılmaz kıldı.
• Gerçek: Türkiye ne tam denek ne de tam bağımsız aktör. Küresel sistemde ayakta kalabilmek için bu adımları mecburen ve stratejik şekilde atıyor.
⸻
Sonuç
• İklim Kanunu, doğru uygulanırsa Türkiye’yi fonlara ulaştırır, ihracatını korur ve çevreyi iyileştirir. Yanlış uygulanırsa tarım ve hayvancılık zayıflar.
• Dijital Türk Lirası, doğru tasarlanırsa finansal bağımsızlığı artırır. Yanlış tasarlanırsa gözetim ve bağımlılık doğurur.
• Türkiye’nin kaderi, uygulama sürecinin adaletli, şeffaf ve milli çıkar odaklı yönetilmesine bağlıdır.
⸻
Kaynakça
[1] Resmî Gazete, “7552 Sayılı İklim Kanunu”, 2025.
[2] BTHaber, “Türkiye’nin İlk İklim Kanunu Yürürlüğe Girdi”, 2025.
[3] Yeşil Büyüme Platformu, “ETS Taslak Metni”, 2025.
[4] Avrupa Komisyonu, “CBAM Report”, 2024.
[5] OECD, “Climate Change and Emerging Economies”, 2023.
[6] Ekonomi Dünyası, “İklim Kanunu Tartışmaları”, 2025.
[7] Politico Europe, “Dutch Farmers Protest Nitrogen Rules”, 2023.
[8] Bundesministerium für Wirtschaft, “Energiewende Report”, 2024.
[9] Nordic Council, “Green Energy in Scandinavia”, 2024.
[10] UNFCCC, “Global Emission Reports”, 2024.
[11] TCMB, “Dijital Türk Lirası Pilot Uygulamaları”, 2022.
[12] TBMM, “7518 Sayılı Kripto Varlıklar Kanunu”, 2024.
[13] KPMG, “CBDC’nin Ekonomiye Etkileri”, 2023.
[14] IMF, “Nigeria eNaira Assessment”, 2024.
[15] Sveriges Riksbank, “e-Krona Pilot Report”, 2024.
[16] US Federal Reserve, “CBDC Debate”, 2024.
⸻
✍️ Araştırmacı-Yazar Cengiz Genç
