Ebülfez Elçibey’in Aziz Hatırasına

Ebülfez Elçibey’in Aziz Hatırasına

Elçibey, Sovyet esaretinin karanlığında bir “aydınlanma meşalesi” gibi doğmuş, Türkçülüğü yalnızca bir fikir değil, bir hayat nizamı olarak benimsemiştir. Onun siyasetinde millet ve hürriyet, devlet ve bağımsızlık, kardeşlik ve adalet birbirinden ayrılmaz bütünlüklerdi. Bizim için o, bir cumhurbaşkanından öte; mücadeleci bir dava eri, ideallerini hayatıyla ödeyen bir iman adamıydı.

Cengiz Genç Araştırmacı Yazar                                                       Dünyasının müstesna liderlerinden, kadim dostum ve dava arkadaşım merhum Ebülfez Elçibey, yalnızca Azerbaycan’ın değil, bütün Türk milletinin ortak hafızasında bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinin simgesidir. Onun 22 Ağustos 2000’de ebediyete irtihali, bizler için yalnız bir ayrılık değil, aynı zamanda omuzlarımıza yüklenen ağır bir sorumluluğun hatırlatıcısı olmuştur.

Kendisini yakından tanıma bahtiyarlığına erişmiş biri olarak şunu ifade etmek isterim: Elçibey’in dünyasında koltuk, makam, şöhret değil; milletin haysiyeti, Türklüğün bekası vardı. Onunla yaptığımız sohbetlerde her daim altını çizdiği hakikat şuydu: “Türk milleti bağımsız olmadıkça nefes alamaz, Türk dünyası birleşmedikçe istiklal tamamlanmaz.”

Bugün Türk Devletleri Teşkilatı’na uzanan yolun fikrî temelleri, işte bu aziz liderin idealleriyle atılmıştır. Kafkaslardan Orta Asya’ya, Anadolu’dan Balkanlara kadar her Türk yurdunun kalbinde Elçibey’in adı bir umut, bir diriliş çağrısıdır.

Vefatının yıl dönümünde, dostum Ebülfez Elçibey’i rahmet ve minnetle yâd ediyor; aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Türk Dünyasının geleceği, onun ideallerinde saklıdır. Bizlere düşen görev, o idealleri diri tutmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.

Ruhu şad, mekânı cennet olsun. 🇹🇷🇦🇿